22.1.26

Mütalaa Ders notları 67: Sâni-i Zülcelâlin âlem-i ekberdeki san’atı

 

Sâni-i Zülcelâlin âlem-i ekberdeki san’atı o derece mânidardır ki, o san’at bir kitap suretinde tezahür edip, kâinatı bir kitab-ı kebir hükmüne getirdiğinden, akl-ı beşer, hakikî fenn-i hikmet kütüphanesini ondan aldı ve ona göre yazdı."

Mektubat, Yirminci Mektup

 

Yaptığı, yarattığı  her şeyi Sanatkârane  yapan..

Ustalıkla, beceriklilikle, bilerek, hüner çerçevesinde işleyip meydana getiren ,

Büyüklük, azamet, yücelik sahibi Allah’ın vücuda getirdiği bu kainattaki sanatı…….yani eşsiz yaratıcılığı ile var ettiği eserlerini; göze, gönle, akla, fikre, düşünceye, tefekküre uygun ve tenezzühe, temaşaya, idrake, takdire, tebrike şayan tasarlaması, ilmiyle anlamlandırıp , estetikle tezyin ederek  nazara vermesi ,

Adeta her bir asarını bir dellala, bir mübelliğe , bir  mektuba , bir naşire çevirmesi öyle anlamlıdır ki, o sanat, yüklendiği görünen ve görünmeyen muhteviyatla bir kitap gibi göründüğüne istinaden kainatı da ;

Babları, fasılları, satırları, cümleleri, harfleri def'aten, bilâ-külfet yazdığı bir kitap hükmüne getirmiştir.

Bu ………… kitap—bahusus öyle bir kitap ki, her kelimesi içinde küçük kalemle bir kitap yazılmış; her harfi içinde ince kalemle muntazam bir (sanatkarını öven ,onu yad eden bir) kaside vardır.

Hem ……….. kâinat kitabında öyle büyük harfler vardır ki, o harflerin bir kısmında bir kelime yazılıdır. Bir kısmında bir kelam, bir kısmında bir kitap yazılıdır. Meselâ, o kitapta bahr, şecer, arz birer harf makamındadırlar. Birinci harfte semek kelimesi, ikincisinde şecer kelâmı, üçüncüsünde hayvan kitabı yazılmıştır. Hattâ, Yâsin suretinde tam Yâsin Sûresi yazıldığı gibi, bazı masnûatta, bir kelime olan isminde, çekirdeğinde o masnûun sûresi ve kitabı yazılmıştır…. (M.N)

Evet,

İlimle uğraşan , bilme, anlama, keşfetme yolunu sevmiş  insan aklı ;

İnkâr edilemeyecek şekilde var olan,

Asli hüviyetiyle bulunan,

Uydurma olmayan, doğru,

Sahih, gerçeğin ta  kendisi durumunda olan,

Sâhici, özüyle, delaletiyle  tam da gerektiği  gibi olan,

Taşıması gereken nitelikleri taşıyan,

Sözlü ve özlü edilen hilkat iddiası  ve fıtrat davası ile mutabakatı bulunan,

Her şeyin her şeyle bağlı olduğu çekici  bir koordinatta.. mebde ve müntahada şüpheye yer bırakmayan,

Lazımları ve aidiyet uyumluluğu kesinlik kazanmış, 

Muhakemenin aradığı denge-bilinç keyfiyetine haiz,

Maksadı manasında  toplamış hâlis felsefe  ilminin……………… yani; akıl yürütmeye ve gözleme dayalı gerçek arayışı ile  her türlü mesnetsiz kabulden ve peşin hükümden uzak , hür bir irade ile varlıkları ve onlar ile ilgili kullanılan kavramları  inceleyen aklî ve rasyonel bilgi disiplini olan hikmetle  meydana getirdiği , varoluşsal gerçekliğin temellerini ve tanımları oluşturulan ilkeler bütünlüğünün toplandığı                           kütüphanesini ;  kâinat  kitab-ı kebir’inden manayı harfi ile keşfettiği , sesli sessiz Sözler’den, mahvi açık Mektuplar’dan, katreli reşhalı Lem’alar’dan, kalemden , kelamdan ,Kehkeşan’dan sudur eden  Şua’lardan , Furkan’nın sinesinden yansıyan İşarat ve İ’cazlardan  okudu, aldı, yazdı , kendi muarrif külliyatını oluşturdu.

Evet,

Hakikat ilmini, hakikî hikmeti istersen, Cenâb-ı Hakkın marifetini kazan. Çünkü, bütün hakaik-i mevcudat, ism-i Hakkın şuââtı ve esmâsının tezâhürâtı ve sıfâtının tecelliyâtıdırlar.

Maddî ve mânevî, cevherî-arazî, herbir şeyin, herbir insanın hakikati, birer ismin nuruna dayanır ve hakikatine istinad ederler. Yoksa, hakikatsiz, ehemmiyetsiz bir surettir………….Sözler…

Evet ,

Ârife işaret yeter..hassasından ve konunun içine çok mana işlendiğinden konuyu bu sadette bırakıyoruz.

Yine Ârife işaret yeter…esasından bir cümle ile hatime verelim İnşâallah…

Nasıl, Fenni hikmet dersleri kainatının simasında okunuyor ise ,  Hakikat ilmini, hakikî hikmet ise sanatkarın tecelli ettiği mülk ve melekût aynalarında görünür, hissedilir, bilinir.

Bizlerin her çalışması, ilgisi, öğrenmesi, yaşama isteği, niyeti, ameli ; Alemi Asgar, yani küçük kainat olan hakikatimizin kitabını yazmamız, belki hakikatiyle ,belki suretiyle, belki çıktıları ile ebediyen baş ucumuzda bulunacak olan şahsi kütüphanemizi oluşturmamız anlamına gelir.

El Hasıl,………… Güzel gör, hem güzel bak. Tâ güzel düşünmeli. Güzel bil, hem güzel düşün. Tâ leziz hayatı bulmalı………….. Lemeât