Ruhların cesedlere
gelmesinin önceliği , meyyit olan aza ve hüceyrata hayat tecellisidir. Yani
ruhun evi olan cesed cansızdır, ruh evine gelerek onu ışıklandırır. Bu durum ,
ölü olan arazinin ve sahibi tarafından ıslah ve imar edilmesi anlamına gelen İHYA hareketinin
gerçekleşmesidir. İhyanın gerçekleşmesi, arazinin ne mahsül verceğinden önceki hazırlık safhasıdır. Bu
bağlamda ihyadan sonra İNŞA gelir. İnşa ise arazinin işlenmiş durumunun
vereceği neticenin görünür olmasıdır.
Bu durumu cesedin
ruhun evi olması üzerinden anlatırsak, o evde yaşanmış olan ve kayıt edilen her
şeyin , zaman, mekan, eşya ve eylemler
bütününde bir araya getirilmesidir diyebiliriz.
Bu dersin üç meselesi
bu minvalde bir terkiple okunabileceği gibi – özellikle üçüncü meselede izlene
bilineceği şekliyle- inşada olan hakikatin anlam önceliği, ihyanın ehemmiyeti
bir hakikatinin özellik olarak konu içinde öne çıkması, misal verilen eşya,
mevcudat ve masnuattaki hilkat derecesinin ve varlık sahasındaki mahiyetine
efkarı davet ederken neşir tabirinin ihya ve inşa içinde yer alması bir belagat
estetiğidir…
Ayrıca : Bu konu
bağlamında söz konucu anlatımın konuyu akla yaklaştırmakta bir usul olarak
istimali açıktır. Çünkü haşirde tüm bunlar , bir aşama , bekleme, sıra takibi
gibi bir sürece tabi olmadan bir anda
gerçekleşecektir… Bu meyanda ilgili konu söz konusu dersin içinde
geçmektedir…………. Söz etmeye gayret ettiğimiz meseleleri ilgili dersin
dairesinde kısmen muhtasaran paylaşacağız ..İnşâallah bu açıdan tekrar okumuş
olalım…..
*Haşirde, ruhların
cesedlere gelmesi var*.
Ruhların cesetlerine gelmesine misâl ise, gayet muntazam bir
ordunun efradı istirahat için her tarafa dağılmışken, yüksek sadalı bir boru
sesiyle toplanmalarıdır.
*Hem cesedlerin
ihyası var*.
Cesedlerin ihyası misâli ise, çok büyük bir şehirde, şenlik
bir gecede, birtek merkezden yüz bin elektrik lâmbaları âdeta zamansız bir anda
canlanmaları ve ışıklanmaları gibi, bütün küre-i arz yüzünde dahi, birtek
merkezden yüz milyon lâmbalara nur vermek mümkündür. Madem Cenâb-ı Hakkın
elektrik gibi bir mahlûku ve bir misafirhanesinde bir hizmetkârı ve bir
mumdarı, Hâlıkından aldığı terbiye ve intizam dersiyle bu keyfiyete mazhar
oluyor. Elbette, elektrik gibi, binler nuranî hizmetkârlarının temsil ettikleri
hikmet-i İlâhiyenin muntazam kanunları dairesinde, haşr-i âzam tarfetü'l-aynda
vücuda gelebilir………..
*Hem cesedlerin
inşası* ( ruh ile bir araya
getirilen cesedin , haşirdeki
hüviyetlerine göre hazırlanıp ortaya çıkartılması işlemi ) *var*.
Ecsâdın def'aten inşasının misâli ise:
Bahar mevsiminde, birkaç gün zarfında, nev-i beşerin
umumundan bin derece ziyade olan umum ağaçların, bütün yapraklarıyla beraber,
evvelki baharın aynı gibi, *birden mükemmel bir surette inşaları* ve yine umum
ağaçların umum çiçekleri ve meyveleri ve yaprakları, geçmiş baharın mahsulâtı
gibi, *berk gibi bir sür'atle icadları* ...
Hem o baharın mebde'leri olan hadsiz tohumcukların,
çekirdeklerin, köklerin *birden, beraber intibahları ve inkişafları ve ihyaları*,
hem kemiklerden ibaret olarak, ayakta duran *emvât gibi bütün ağaçların
cenazeleri, bir emirle def'aten ba'sü
bâde'l-mevt" sırrına mazhariyetleri *ve *neşirleri*……….
hem küçücük hayvan taifelerinin hadsiz efratlarının gayet
derecede san'atlı bir surette *ihyaları*, hem bilhassa sinekler kabilelerinin
haşirleri ve bilhassa daima yüzünü, gözünü, kanadını temizlemekle bize abdesti
ve nezafeti ihtar eden ve yüzümüzü okşayan, gözümüz önündeki kabilenin bir
senede *neşr olan efradı*, benî Âdemin Âdem zamanından beri gelen umum
efradından fazla olduğu halde, her baharda sair kabilelerle beraber birkaç gün
zarfında *inşaları ve ihyaları*, haşirleri, elbette kıyamette *ecsâd-ı insaniyenin
inşasına* bir misâl değil belki binler
misâldirler.
Evet, dünya dârü'l-hikmet ve âhiret dârü'l-kudret
olduğundan, dünyada Hakîm, Mürettib, Müdebbir, Mürebbî gibi çok isimlerin
iktizasıyla, dünyada icad-ı eşya *bir derece tedrici ve zamanla olması*,
hikmet-i Rabbâniyenin muktezası olmuş.
Âhirette ise, hikmetten ziyade *kudret ve rahmetin
tezahürleri için*, maddeye ve müddete ve zamana ve beklemeye ihtiyaç
bırakmadan, *birden eşya inşa ediliyor*.
*Burada bir günde ve bir senede yapılan işler, âhirette *bir
anda, bir lemhada inşasına* işareten, Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan "Kıyâmetin
gerçekleşmesi ise *göz açıp kapayıncaya kadar, yahut ondan da yakındır*."
Nahl Sûresi, 16:77. ferman eder.