22.1.26

Mütalaa Ders notları 66: Ahirette ruhların cesetlere gelmesi

 

Ruhların cesedlere gelmesinin önceliği , meyyit olan aza ve hüceyrata hayat tecellisidir. Yani ruhun evi olan cesed cansızdır, ruh evine gelerek onu ışıklandırır. Bu durum , ölü olan arazinin ve sahibi tarafından ıslah ve imar  edilmesi anlamına gelen İHYA hareketinin gerçekleşmesidir. İhyanın gerçekleşmesi, arazinin ne mahsül  verceğinden önceki hazırlık safhasıdır. Bu bağlamda ihyadan sonra İNŞA gelir. İnşa ise arazinin işlenmiş durumunun vereceği neticenin görünür olmasıdır.

 

Bu durumu cesedin ruhun evi olması üzerinden anlatırsak, o evde yaşanmış olan ve kayıt edilen her şeyin  , zaman, mekan, eşya ve eylemler bütününde bir araya getirilmesidir diyebiliriz.

 

Bu dersin üç meselesi bu minvalde bir terkiple okunabileceği gibi – özellikle üçüncü meselede izlene bilineceği şekliyle- inşada olan hakikatin anlam önceliği, ihyanın ehemmiyeti bir hakikatinin özellik olarak konu içinde öne çıkması, misal verilen eşya, mevcudat ve masnuattaki hilkat derecesinin ve varlık sahasındaki mahiyetine efkarı davet ederken neşir tabirinin ihya ve inşa içinde yer alması bir belagat estetiğidir…

 

Ayrıca : Bu konu bağlamında söz konucu anlatımın konuyu akla yaklaştırmakta bir usul olarak istimali açıktır. Çünkü haşirde tüm bunlar , bir aşama , bekleme, sıra takibi gibi bir sürece tabi olmadan  bir anda gerçekleşecektir… Bu meyanda ilgili konu söz konusu dersin içinde geçmektedir…………. Söz etmeye gayret ettiğimiz meseleleri ilgili dersin dairesinde kısmen muhtasaran paylaşacağız ..İnşâallah bu açıdan tekrar okumuş olalım…..

 

 

*Haşirde, ruhların cesedlere gelmesi var*.

 

Ruhların cesetlerine gelmesine misâl ise, gayet muntazam bir ordunun efradı istirahat için her tarafa dağılmışken, yüksek sadalı bir boru sesiyle toplanmalarıdır.

 

*Hem cesedlerin ihyası var*.

 

Cesedlerin ihyası misâli ise, çok büyük bir şehirde, şenlik bir gecede, birtek merkezden yüz bin elektrik lâmbaları âdeta zamansız bir anda canlanmaları ve ışıklanmaları gibi, bütün küre-i arz yüzünde dahi, birtek merkezden yüz milyon lâmbalara nur vermek mümkündür. Madem Cenâb-ı Hakkın elektrik gibi bir mahlûku ve bir misafirhanesinde bir hizmetkârı ve bir mumdarı, Hâlıkından aldığı terbiye ve intizam dersiyle bu keyfiyete mazhar oluyor. Elbette, elektrik gibi, binler nuranî hizmetkârlarının temsil ettikleri hikmet-i İlâhiyenin muntazam kanunları dairesinde, haşr-i âzam tarfetü'l-aynda vücuda gelebilir………..

 

*Hem cesedlerin inşası* ( ruh ile bir araya getirilen  cesedin , haşirdeki hüviyetlerine göre hazırlanıp ortaya çıkartılması işlemi ) *var*.

 

Ecsâdın def'aten inşasının misâli ise:

 

Bahar mevsiminde, birkaç gün zarfında, nev-i beşerin umumundan bin derece ziyade olan umum ağaçların, bütün yapraklarıyla beraber, evvelki baharın aynı gibi, *birden mükemmel bir surette inşaları* ve yine umum ağaçların umum çiçekleri ve meyveleri ve yaprakları, geçmiş baharın mahsulâtı gibi, *berk gibi bir sür'atle icadları* ...

 

Hem o baharın mebde'leri olan hadsiz tohumcukların, çekirdeklerin, köklerin *birden, beraber intibahları ve inkişafları ve ihyaları*, hem kemiklerden ibaret olarak, ayakta duran *emvât gibi bütün ağaçların cenazeleri, bir emirle def'aten  ba'sü bâde'l-mevt" sırrına mazhariyetleri *ve *neşirleri*……….

 

hem küçücük hayvan taifelerinin hadsiz efratlarının gayet derecede san'atlı bir surette *ihyaları*, hem bilhassa sinekler kabilelerinin haşirleri ve bilhassa daima yüzünü, gözünü, kanadını temizlemekle bize abdesti ve nezafeti ihtar eden ve yüzümüzü okşayan, gözümüz önündeki kabilenin bir senede *neşr olan efradı*, benî Âdemin Âdem zamanından beri gelen umum efradından fazla olduğu halde, her baharda sair kabilelerle beraber birkaç gün zarfında *inşaları ve ihyaları*, haşirleri, elbette kıyamette *ecsâd-ı insaniyenin inşasına*  bir misâl değil belki binler misâldirler.

 

Evet, dünya dârü'l-hikmet ve âhiret dârü'l-kudret olduğundan, dünyada Hakîm, Mürettib, Müdebbir, Mürebbî gibi çok isimlerin iktizasıyla, dünyada icad-ı eşya *bir derece tedrici ve zamanla olması*, hikmet-i Rabbâniyenin muktezası olmuş.

 

Âhirette ise, hikmetten ziyade *kudret ve rahmetin tezahürleri için*, maddeye ve müddete ve zamana ve beklemeye ihtiyaç bırakmadan, *birden eşya inşa ediliyor*.

*Burada bir günde ve bir senede yapılan işler, âhirette *bir anda, bir lemhada inşasına* işareten, Kur'ân-ı Mucizü'l-Beyan "Kıyâmetin gerçekleşmesi ise *göz açıp kapayıncaya kadar, yahut ondan da yakındır*." Nahl Sûresi, 16:77. ferman eder.