21.1.26

Mütalaa Ders notları 59: Muhakemat Notu

Kelâmın elbise-i fahiresi –göz alıcı iftihar sebep olan esvabı-- veyahut cemali ve sureti, güzelliğini ilan eden suretinde ki hüsnün görünmesi- üslûb –ifade estetiği ve hakikatini izhar eden anlatım tarzı -iledir.

Yani kalıb-ı kelâm iledir. Söz ve ifadelerin içine döküldüğü mana kalıplarıdır ki kelam o kalıba göre suret alır, vücut bulur ve görünür.

Şöyle ki:

Ya dikkat-i nazar – titiz ve incelikli bir bakışla,

veya tevaggul – derinleşme ve nüfuz ile,

veya mübaşeret – dokunarak,temas etmekle

veya san'atın telakkuhuyla hedef manaya isale edecek sevk efkarını dölleyip,aşılamasıyla idrakin rahim duvarına tutulan hücrenin,

hayalde tevellüd eden mana kodları açılmaya başlayan,

temayülatın hususiyatından , meyillerin yapısal –dna- özellikleri ile şekillenip teşekkül eden suretlerden bir araya gelip ,bütünleşerek terekküb eden, istiare-i temsiliyenin,teşbihlerinden  parçaları telahuk bir birine katılıp eklenerek bir vucud dizini meydana getirerek  kendilerini ifade  ettiklerinden tenevvür,nurlanıp parlama ve teşerrüb,iç içe girerek,bir birlerini hasiyetini özümseyerek ve teşekkül edenniteliklerle oluşan  üslûb, kelâmın muhtevi olduğu illetin kalıbı olduğu gibi, cemalin madeni eşssiz güzelliğin kaynağı ve o göz alıcı ,cennet asa hulel-i fahirenin dokunduğu tezgahı, bedii bir destgâhıdır. 

Güya aklın borazanı denilmeye şâyan olan irade ses etmekle, kalbin karanlık köşelerinde yatan manalar çıplak, yalın ayak, baş açık olarak çıktıklarından mahall-i suver olan hayale girerler.

Haşiye : Yukarıda kelime anlamlarını ibarelere eklemek yoluyla,aşağıdaki mananın olgunlaşmasını istedim.Asıl aldığım ders aşağıda başka renkle belirttiğim yerlerdir.Çalışma taslağımı olduğu şekliyle paylaşmış oldum.

Güya akılda,tasavvurda olan olanı hayatlandırmak için ,İsrafil misal  sur’a üfüren mürid,istidat ve muyülat toprağı altında ihyayı bekleyen ve berzahi bir uykuda olan mevtalud manalar ifade-i merama ait cesedi ve kendini mehasini ile gösterecek hülleyi giymek için adeta Ba'sü ba'de'l-mevt mazhar olup bulundukları hücrelerden hüşyar olup dirilirilerek,mananın mahşer meydanı  olan  hayale doğru harekete geçerler. Ve fısk ile bozulmamış,bedî’ şeylerler tezyin edilmiş,ahlâk-ı ilahiye ile müzeyyen,hakikat-ı muhammediye ile mülevven,marziyat-ı rabbaniye ile muvafık,merhameti ilahiye ile tamir edilmiş,rıza-ı ilahiye hoşnutluğu ile lebalep dolu,

O hazinet-ül hayalde buldukları sureti giyerler.

En ekall bir yazmayı sarar. Veya bir pabucu giyer, lâakal  bir nişan ile çıkar. Hiç olmazsa bir düğme ile veya bir kelime ile kendinin nerede terbiye olduğunu gösterir.

Kametince kendine takılmış, istidadınca mas ettiği mana Ahsen-i suretine yazılmış, edebi edibiyetiyle teveccüh aynasıyla parlaklık kazanmış, sanat veçhi ile görünür ve ihsan ve tahdis-i nimet cihetiyle saniî gösterir bir levha olur…

 

Vesselam