Kelâmın elbise-i fahiresi –göz alıcı iftihar sebep olan esvabı-- veyahut cemali ve sureti, güzelliğini ilan eden suretinde ki hüsnün görünmesi- üslûb –ifade estetiği ve hakikatini izhar eden anlatım tarzı -iledir.
Yani kalıb-ı kelâm iledir. Söz
ve ifadelerin içine döküldüğü mana kalıplarıdır ki kelam o kalıba göre suret
alır, vücut bulur ve görünür.
Şöyle ki:
Ya dikkat-i nazar – titiz
ve incelikli bir bakışla,
veya tevaggul – derinleşme
ve nüfuz ile,
veya mübaşeret – dokunarak,temas
etmekle
veya san'atın
telakkuhuyla , hedef manaya isale edecek sevk efkarını
dölleyip,aşılamasıyla idrakin rahim duvarına tutulan hücrenin,
hayalde tevellüd eden mana
kodları açılmaya başlayan,
temayülatın hususiyatından , meyillerin
yapısal –dna- özellikleri ile şekillenip teşekkül eden suretlerden bir
araya gelip ,bütünleşerek terekküb eden, istiare-i
temsiliyenin,teşbihlerinden parçaları telahuk bir
birine katılıp eklenerek bir vucud dizini meydana getirerek kendilerini
ifade ettiklerinden tenevvür,nurlanıp
parlama ve teşerrüb,iç içe girerek,bir birlerini hasiyetini özümseyerek ve
teşekkül eden, niteliklerle oluşan üslûb, kelâmın
muhtevi olduğu illetin kalıbı olduğu gibi, cemalin
madeni eşssiz güzelliğin kaynağı ve o göz alıcı
,cennet asa hulel-i fahirenin dokunduğu tezgahı, bedii bir destgâhıdır.
Güya aklın borazanı denilmeye
şâyan olan irade ses etmekle, kalbin karanlık köşelerinde yatan manalar çıplak,
yalın ayak, baş açık olarak çıktıklarından mahall-i suver olan hayale girerler.
Haşiye :
Yukarıda kelime anlamlarını ibarelere eklemek yoluyla,aşağıdaki mananın
olgunlaşmasını istedim.Asıl aldığım ders aşağıda başka renkle belirttiğim
yerlerdir.Çalışma taslağımı olduğu şekliyle paylaşmış oldum.
Güya akılda,tasavvurda olan olanı
hayatlandırmak için ,İsrafil misal sur’a üfüren mürid,istidat ve muyülat
toprağı altında ihyayı bekleyen ve berzahi bir uykuda olan mevtalud manalar
ifade-i merama ait cesedi ve kendini mehasini ile gösterecek hülleyi giymek
için adeta Ba'sü ba'de'l-mevt mazhar olup bulundukları hücrelerden hüşyar olup
dirilirilerek,mananın mahşer meydanı olan hayale doğru harekete
geçerler. Ve fısk ile bozulmamış,bedî’ şeylerler tezyin edilmiş,ahlâk-ı ilahiye
ile müzeyyen,hakikat-ı muhammediye ile mülevven,marziyat-ı rabbaniye ile
muvafık,merhameti ilahiye ile tamir edilmiş,rıza-ı ilahiye hoşnutluğu ile
lebalep dolu,
O hazinet-ül hayalde buldukları
sureti giyerler.
En ekall bir yazmayı sarar.
Veya bir pabucu giyer, lâakal bir nişan ile çıkar. Hiç olmazsa bir düğme
ile veya bir kelime ile kendinin nerede terbiye olduğunu gösterir.
Kametince kendine takılmış, istidadınca mas
ettiği mana Ahsen-i suretine yazılmış, edebi edibiyetiyle teveccüh aynasıyla
parlaklık kazanmış, sanat veçhi ile görünür ve ihsan ve tahdis-i nimet
cihetiyle saniî gösterir bir levha olur…
Vesselam