7.1.26

Mütalaa Ders notları 35: Kelime-i Tevhid'in tekrar ile zikrine devam etmek,

 

İ'lem Eyyühel-Aziz!

 

Kelime-i Tevhid'in tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir. Ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbublardan yüzünü çevirtmektir.

 

Mesnevi-i Nuriye

 

BU PARAGRAFTA BİRİNCİ KELİMEMİZ KELİME-İ TEVHİD'DİR. Çünkü zikredilmesinin ehemmiyetine işaret edilen bu kelimenin ihtiva ettiği anlamı bilmek, onu anmaktaki keyfiyetin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

 

Kelime-i Tevhid: Esasat-ı imaniyenin  özünü ifade eden ve Zât-ı İlâhiye hakkında , vehm ve isnat edilen harici bir tesir ve şerik gibi müessir  zan ve de kast edilen her şeyi  reddetmek anlamında kullanılan ve tüm icraat ve tasarrufu, halk ve inşayı, mebde ve müntehayı, cümle mahlukat ve masnuatı , zerrelerden kürelere kadar varlık sahasına çıkarılmış her şeyin , her şeyinin sahibi, ruh ve hayatlarının tek maliki , vücut alemlerinin vacibi gibi bu meyanda ki mutlak hakikati beyan eden ve bu cami manasıyla kulları imana davet eden,  yekta,iradesi hiçbir iradeye bağlı olmayan, ferd  zatiyesi ve iktidar ve hakimiyetiyle  bütün ibadının her ihtiyacına  kafi ve vafi  gelen Allah’ın uluhiyet ve rububiyetini  ilan eden  bir cümledir.

 

Kişinin Kelime-i Tevhidin tazammun ettiği manaya yönelik olarak ; akli, iradi, kalbi ve lisani bir ittifak ile şehadetini  ikrar ve   -ittifak edilmiş , uygun olarak istimal edilmiş anlamı ile-  Allah'tan başka ilâh olmadığına iman ettiğini, O'ndan başka Rab ve Ma'bud tanımadığını "Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlüllah"  sözünü  "Kelime-i Tevhîd”   sadedinde  ilâm etmesidir.

 

BU PARAGRAFTA İKİNCİ KELİMEMİZ ZİKİR KELİMESİ OLUP , DEVAMINDA İRDELEYECEĞİMİZ MANA ZİKİRDEN MAKSAD İLE MÜSTAKİLEN  KASD EDİLEN LÂİLÂHE İLLALLAH KELİMESİ OLACAKTIR. ( ŞEHADETTE İSTİMAL EDİLEN MUHAMMEDUN RASÛLÜLLAH SÖZÜ BU ZİKİRDE KAST EDİLMEDİĞİNDEN TAH EDİELECEKTİR)

 

ZİKİR: Allah’ı anmak ve hatırlamak suretiyle gafletten ve nisyandan kurtulmak, zihni ve kalbi Rabbine karşı canlı tutmak, kendi enfusi alemini bir anlamda teyakkuza getirmek, afaki aleme o zikir vasıtası ve nurlanmış nazarı ile tevhid namına bakmak için bir imani nazar kazanmak ve varidat ile hakikati muhafaza etmek  gibi işlevsel anlamlara gelir.

 

Zikir 4 şekilde yapılır. Allah’ı anmak (zikir) hem zihinle ( tefekküren)  hem kalple ( hafi ve bir nevi murakabe ilen)  hem dille ( lisanen ) hem de ( ibadetler ) ile fiilen olur.

 

Rabbimiz ev Resulallah efendimiz A.S.M bizi çok çeşitli; tarifler ile Ehl-i İmanı Allah’ı anmaya  emir ve davet eder. Bunlardan birkaç örnek paylaşalım İnşâallah.

 

1-      KENDİ KENDİNE, YALVARARAK VE ÜRPEREREK, ALÇAK SESLE SABAH AKŞAM RABBİNİ ZİKRET, GAFİLLERDEN OLMA!  El-A‘Râf 7/205

 

2-      Ey iman edenler! ALLAH’I ÇOK ÇOK ANIN. SABAH AKŞAM O’NUN YÜCELİK VE EŞSİZLİĞİNİ DİLE GETİRİN. El-Ahzâb 33/41-42

 

 

3-      Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. ALLAH’I ANMAK HER ŞEYDEN ÖNEMLİDİR. Allah yaptıklarınızı bilir. El-Ankebût 29/45

 

 

4-      ARTIK SİZ BENİ ANIN Kİ BEN DE SİZİ ANAYIM. Bana şükredin, bana nankörlük etmeyin! El-Bakara 2/152

 

5-      Ey iman edenler! Bir düşman birliği ile çatıştığınız vakit sebat ediniz ve ALLAH’I ÇOKÇA ANINIZ Kİ ZAFER SİZİN OLSUN. El-Enfâl 8/45

 

6-      Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. BİLESİNİZ Kİ GÖNÜLLER ANCAK ALLAH’I ZİKREDEREK HUZURA KAVUŞUR. Er-Ra‘d 13/28

 

7-      Müslüman erkekler, müslüman kadınlar; mümin erkekler, mümin kadınlar; ibadet ve itaat eden erkekler, ibadet ve itaat eden kadınlar; özü sözü doğru erkekler, özü sözü doğru kadınlar; sabreden erkekler, sabreden kadınlar; gönlünü ibadete vermiş erkekler, gönlünü ibadete vermiş kadınlar; (Allah için) yardım yapan erkekler, yardım yapan kadınlar; oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar; iffetlerini koruyan erkekler, iffetlerini koruyan kadınlar; ALLAH’I ÇOKÇA ANAN ERKEKLER, ÇOKÇA ANAN KADINLAR; İŞTE BUNLAR İÇİN ALLAH BÜYÜK BİR ÖDÜL HAZIRLAMIŞTIR. El-Ahzâb 33/35

 

8-      “Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- “İmânınızı dâima yenileyiniz” buyurdu da: “– Yâ Rasûlallah imânımızı nasıl yenileyeceğiz?” diye suâl olundu. Cevaben: «LÂ İLÂHE İLLALLAH» zikr-i şerifini çok yapınız, buyurdu. (İbn Hanbel, II, 359; Hâkim, IV, 285/7657)

 

……….. “İmanınızı Lâ ilâhe illâllah ile yenileyiniz.” … ın hikmetini soruyorsunuz. Onun hikmeti çok Sözlerde zikredilmiştir. Bir sırr-ı hikmeti şudur ki:

 

İnsanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüt ettikleri için, her zaman tecdid-i imana muhtaçtır. Zira insanın herbir ferdinin mânen çok efradı var.

 

Ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âhar sayılır. Çünkü, zaman altına girdiği için, o ferd-i vâhid bir model hükmüne geçer, hergün bir ferd-i âhar şeklini giyer.

 

Hem insanda bu taaddüt ve teceddüt olduğu gibi, tavattun ettiği âlem dahi seyyardır. O gider, başkası yerine gelir. Daima tenevvü ediyor, hergün başka bir âlem kapısını açıyor.

 

İman ise, hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır, hem girdiği âlemin ziyasıdır. Lâ İlâhe İllallah -Allah'tan başka ilâh yoktur- ise, o nuru açar bir anahtardır. Hem insanda madem nefis, hevâ ve vehim ve şeytan hükmediyorlar; çok vakit imanını rencide etmek için, gafletinden istifade ederek, çok hileleri ederler, şüphe ve vesveselerle iman nurunu kaparlar.

 

Hem zâhir-i şeriate muhalif düşen ve hattâ bazı imamlar nazarında küfür derecesinde tesir eden kelimat ve harekât eksik olmuyor. Onun için, her vakit, her saat, hergün tecdid-i imana bir ihtiyaç vardır……………. Mektubat > Yirmi Altıncı Mektup > Dördüncü Mebhas

 

9-      “– Bir kul ihlâs ile «Lâ ilâhe illallah» derse, bu hiç bir hicaba takılmadan yükselir. Allah’a vâsıl olunca Allah bunu söyleyene nazar eder. Allah bu tevhîd getirene nazar etdi mi onu rahmetine dâhil etmesi Allah’ın hakkıdır.” (Tirmizî, Deavât, 86)

 

10-   İşte tevhidde cemal ve kemal-i İlahînin kalben görünmesi ve ruhen hissedilmesi içindir ki; bütün evliya ve asfiya, en tatlı zevklerini ve en şirin manevî rızıklarını kelime-i tevhid olan "Lâ ilahe illallah" zikrinde ve tekrarında buluyorlar. Hem kelime-i tevhidde azamet-i kibriya ve celal-i Sübhanî ve saltanat-ı mutlaka-i rububiyet-i Samedaniye tahakkuk etmesi içindir ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş:

 

“Ben ve benden evvel gelen peygamberlerin en ziyade faziletli ve kıymetli sözleri, Lâ ilâhe illâllah kelâmıdır.” Sahihu’l-Câmii’s-Sağîr…………. Şualar / İkinci Şua…………..

 

EVET , GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE HEM KELİME-İ TEVHİD  HEM İÇİNDE BARINDIRDIĞI HAKİKAT, İNSANIN HADSİZ İHTİYAÇLARI İLE ALLAH’A MUHTAÇ OLDUĞU , ALAKADARLIK DAİRESİ GİBİ ELİNİN YETMEDİĞİ VE MÜNASEBETLERİ NEDENİYLE BİR ÇEŞİT ALIŞ VERİŞİ BULUNDUĞU ALEMLERLERE YÖNELİK İLGİLİĞİNE TERETTÜP EDEN YÜZER DÜŞÜNCE VE BİNLER HİSSİYATIN ANLAM ARAYIŞININ CEVABININ NEREDE VE KİMDE OLDUĞU ANCAK BU DAİRE İÇİNDE ANLAŞILABİLİR,MEDET VE NUR BULABİLİR.

 

Konuya paragraf noktasından devam edersek:

 

……………..Kelime-i Tevhid'in TEKRAR İLE ZİKRİNE DEVAM ETMEK, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir. Ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbublardan yüzünü çevirtmektir…………….

 

Söz konuş edilen tekrar ve devam etmek zikirden maksad olan, anma,hatırlama, gafletten çıkma manasını kendinde topladığından etkin hakikati tekrar ve devam dadır……….. Bu durum Üstadımız tarafında şöyle ifade edilmiştir:

 

ZİKRİN ŞE’Nİ,  ( HALİ ) TEKRAR İLE TENVİRDİR. Sözler

 

BURADA DA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ TEKRAR VE DEVAMA BAĞLI OLARAK TENVİR ETMEK, NURLANMAK  SÖZ KONUSUDUR. BİR İNSAN YUKARIDA SÖZ EDİLEN ZİKİR USULLERİNDEN MESLEĞİNE MUVAFIK ŞEKİLDE AMELDE BULUNSA  VE  ALEMİ AYDINLANACAK VE KARANLIK NOKTALARI DAĞILACAKTIR. YİNE YUKARIDA MEKTUBATTAN ATIFLA İMANI YENİLEMEK BAHSİNDE GEÇTİĞİ ÜZERE; KÜSUF TUTAN, HADİSAT , ESBAP VE DALALETİN NEŞRETTİĞİ SAPKINLIKLAR DAN TELEBBÜS EDEN BİR ÇOK BULAŞ İLE RENCİDE OLAN İMANI KENDİNİ ABLUKA EDEN ŞEYLERİN BASKI VE TASALLUTUNDAN KURTULACAKTIR.

 

………….. Ey benim muhterem Üstadım!

 

   Hadd-i büluğumdan bu âna kadar, LAÎN ŞEYTANIN ZIRHINDAN MAMUL BİR SANDUKA DERÛNUNDA KİLİTLEMİŞ OLDUĞU AKL-I UHREVÎ VE İMANIMI TAZYİK ALTINA ALMIŞTI. Duanız sayesinde ve bana karşı göstermiş olduğunuz hüsn-ü niyet ve nasihatlerin semeresi olarak, ancak yedi senede, Üstadımın dua yumruğuyla laîn şeytanın zırh sandukası kırılarak, imanımı tekrar teslim ettin.  Mesud ( R.H ) / Barla L.

 

BUNUNLA BİRLİKTE YİNE İNSANIN MİZACI, DÜNYA İLE  ALAKADARLIĞI, NEFSİNİN MERATİP MAHİYETİ, TEZKİYESİZLİĞİ, DÜŞKÜN HİSSİYAT, ZAAFLAR, İŞTİHA, MERAK, KIRILGANLIKLAR GİBİ  BİR ÇOK HARİCİ ETKENLER  GİBİ DURUMLARIN OLUŞTURDUĞU TESİR ,  İNSANI BİR ÇOK HAYALİ VE MECAZİ .. HATTA KÜFRİ BİR ÇOK TUZAĞA ÇEKER VE TİRYAKİLİKLE , HAZ İLE , VAAT VE ZAN TELKİNLERİ İLE BAĞLAR. ZİKİR , YANİ ALLAH’I ANMAK O İNSANIN ALEMİNDE UYANMAYA,SORGULAMAYA, İMANIN TESİRİ İLE ÇEKİNMEYE YÖNELİK BİR ÇOK HİSSİYATI MEYDANA GETİRİR.

 

YANİ EN HAKİKİ ANLAMIYLA , ALLAH O YAD İLE KENDİNİ ANAN KULUNA TEVECCÜH EDER , ZİKRİNE TAALLUK EDEN İHSANINI TERATTÜP ETTİRİR. YANİ OL DAVETE İNAYETİ LÜTFU İLE İCAP EDER, MARZİYAT MÜŞKÜLAT NE İSE ONU GİDERİR, KULUN BİLMEDİĞİ BELKİ O NEDENLE İSTEMEDİĞİ BİR ÇOK FAYDAYI ONA MECCANEN LÜTFEDER.

 

………… *İ’lem eyyühe’l-aziz! Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celb eden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı, kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yani şuurlara tâbi değildir. Min haysü lâ yeş’ur*  (Bilmediği bir tarzda, beklemediği şekilde)  *husûle gelir. Binaenaleyh, gaflet ile yapılan zikirler dahi feyizden hâli değildir*…….. Mesnevi-i Nuriye

 

Söz konusu paragrafı bütün alıp birde  öyle nazar edelim İnşâallah..

 

İ’lem eyyühe’l-aziz! *Kelime-i Tevhidin tekrar ile zikrine devam etmek, kalbi pek çok şeylerle bağlayan bağları, ipleri kırmak içindir. Ve nefsin tapacak derecede sanem ittihaz ettiği mahbuplardan yüzünü çevirtmektir*.  ( yukarıda söz ettiğimiz terettüp konusu- YÜZÜNÜ ÇEVİRTMEK- olarak  bu noktanın hakikatine işaret eder………*Maahaza, zâkir olan zâtta bulunan hâsse ve lâtifelerin ayrı ayrı tevhidleri olduğuna işaret olduğu gibi, onların da, onlara münâsip şerikleriyle olan alâkalarını kesmek içindir.* ( burası - *hâsse ve lâtifelerin ayrı ayrı tevhidleri*  başka bir ders konusu olabilir. Dokunmadan geçiyoruz.………..

 

Terettüp Konusuna bir örnek : ………. Fakat ille-i gaiye olmamak, hem kasten istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine terettüp eden ve istenilmeyerek verilen semereler,……….. Lem’alar

 

Birkaç ilgili pasaj paylaşıp nihayet vereceğiz İnşâallah:

 

İ’lem eyyühe’l-aziz! Tohum olacak bir habbenin kalbi, yani içi delindiği zaman, elbette sümbüllenip neşvünemâ bulamaz, ölür gider. Kezâlik, ene ile tâbir edilen enâniyetin kalbi, “Allah Allah” zikrinin şuâ ve hararetiyle yanıp delinirse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. Ve Hâlık-ı Semâvat ve Arza isyan edemez. O zikr-i İlâhî sâyesinde ene mahvolur. İşte Nakşibendîler, zikir hususunda ittihaz ettikleri ZİKR-İ HAFÎ Sayesinde, kalbin fethiyle, ene ve enâniyet mikrobunu öldürmeye ve şeytanın emirberi olan nefs-i emmârenin başını kırmaya muvaffak olmuşlardır. Kezâlik, Kâdirîler de, ZİKR-İ CEHRÎ sayesinde tabiat tâğutlarını tarümâr etmişlerdir.

 

*İ’lem eyyühe’l-aziz! Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır. Hattâ vehmî bir devam ile kendisini aldatmazsa hiçbir lezzet alamaz. ÖYLEYSE, EY DEVAMI İSTEYEN NEFİS! DAİMÎ OLAN BİR ZÂTIN ZİKRİNE DEVAM EYLE Kİ, DEVAM BULASIN. ONDAN NUR AL Kİ SÖNMEYESİN. ONUN CEVHERİNE SADEF VE ZARF OL Kİ KIYMETLİ OLASIN. ONUN NESİM-İ ZİKRİNE BEDEN OL Kİ, HAYATTAR OLASIN. ESMÂ-İ İLÂHİYEDEN BİRİSİNİN HAYT-I ŞUAIYLA TEMESSÜK ET Kİ, ADEM DERYÂSINA DÜŞMEYESİN.*

 

Haşiye : Kelime-i Tevhid (Lâ ialehe İllallah) zikri.. Bizim sabah ve yatsı namazları sonrası tesbihatlarında 33 adet olmakla birlikte 100’er kez okunabilir malumaliniz. Ayrıca Öğle, ikindi ve akşam namazları tesbihatında 33’er kez okunmaktadır. Yine bununla birlikte Allah rızasını celbetmek niyeti ile dilendiği kadar okunabilir. Burada en önemli husus hangi evrad olursa olsun onu Allah rızası dışında bir amaç için okumamaktır. Eğer başka bir illet zikre gaye yapılsa Üstadın tabiriyle ,karşılık görülemeyecektir ve görülmeyede hak yoktur ( lem’alar) …….. 

Yüz adet okuyan kardeşlerimiz bittikten sonra + 1 olarak : Muhammedun Rasûlüllah derse evla olur…….İnşâallah